İTHALATLA YOLA ÇIKIP MAKİNE ÜRETİCİSİ OLDU

Haberler

İTHALATLA YOLA ÇIKIP MAKİNE ÜRETİCİSİ OLDU

30.07.2015
Tekstil makineleri ithal ederken önce İtalyan şirketle ortak olarak montaj tesisi kuran ardında tüm üretimi Türkiye’de yapabilmek için kendi üretim tesislerini oluşturan Has Group, bugün dünya devleriyle yarışıyor. Bu yıl 40 milyon dolara ulaşan cirosunu 2015’te 50 milyon dolara çıkartmayı planlayan şirket, AR-GE merkezi kurmaya hazırlanıyor. Hazır giyim ve tekstil sektöründe dünyanın önemli üreticilerinden biri olan Türkiye’de artık hazır giyim ve tekstilin dışında tekstil makinesi üreticileri de adından söz ettirmeyi başladı.

Tekstil makinesi ithalatıyla işe başlayan Has Group, bugün uzunluğu 60 metreyi bulan RAM makinelerinde dünyadaki en büyük üreticiler arasına girdi. Bu yıl 40 milyon dolara ulaştırmayı hedeflediği cirosunu, 2015’te 50 milyon dolara çıkartmayı planlayan şirket, AR-GE merkezi kurmaya hazırlanıyor.

Bugün önemli makine üreticilerinden biri haline gelen Has Group’un temelleri 1986 yılında tesadüf eseri atılıyor. İtalyan Lisesi’nde mezun olan Tamer ve Ahmet Hasbay kardeşlerin üniversiteyi okumak için İtalya’ya gitmeleriyle şirketin hikayesi başlıyor. Babalarının Talimhane’de oto yedek parça ithalatı ve ticareti yaptığını söyleyen Has Group Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Hasbay, “Ailemiz, beni ve ağabeyim Ahmet Bey’i İtalyan Lisesi’ne sonra da İtalya’da üniversite okumaya gönderdi. 1986, tekstil yatırımlarının arttığı bir dönemdi. O dönemde bu işe girenler ikinci el makine arıyordu. Babamızın tanıdıkları içinde İtalya’da olduğumuz bilenler bizden ikinci el makine bulmamızı istediler. Önce yardımla başlayan bu iş ticarete dönüştü. Bir şirket kurup ikinci el tekstil makineleri ithalatına başladık” diyor. 

   
 ÜRETİM MONTAJLA BAŞLADI 

1989 yılına kadar bu şekilde çalışmaya devam eden Hasbay kardeşler, sektörün gelişmesi ve şirketlerin yeni ürünler talep etmeye başlamasıyla İtalyan tekstil makineleri üreticisi Lafer Spa’nın Türkiye temsilciliğini aldı. 1991’de satış sonrası servisi kuran girişimciler, yaklaşık dört yıl ithalatı devam ettirdikten sonra dönüm noktası olacak bir karara imza attı. “Türkiye’de montaj yapabilir miyiz?” diye düşünürken Lafer Spa’nın da ortak olmasıyla 1996 yılında montaj sanayi olarak üretime başladı. Ara mamülleri yurtdışından ithal edip montaja dönük üretim süreci bir süre denenir, ancak katma değeri artırmak için Tamer Hasbay ve ekibi, Türkiye’de üretim yapmanın yollarını aramaya başlar. Şirket, ilk etapta 2 milyon dolarlık bir yatırımla makine parçası üretmek için tesis yatırımına soyunulur. Zaman içerisinde önemli mesafeler alan yatırım, 2002 yılına gelindiğinde komple makine üretebilecek noktaya ulaşır ve ardından ihracatın da önü açılır. Tamer Hasbay o döneme ilişkin değerlendirmesinde, “Baktık ki kendi üretimimizin yanı sıra kendi markamızı oluşturmak da çok önem taşıyor. Dünya arenasına kendi markamız ile çıkmanın yollarını aradık” diyor.
 
   
AR-GE MERKEZİ KURACAK 

2013 yılını 32 milyon dolar ciroyla bitiren 2014’ü ise 40 milyon dolarla kapatmayı planlayan şirketin 2015 hedefi ise 50 milyon dolara ulaşmak. Önümüzdeki dönemde iç pazar ihracat dengesini koruyarak büyüyeceklerini söyleyen Hasbay, özellikle Afrika pazarını araştırdıklarını belirtiyor. Afrika’ya yönelik yatırımlarda artış beklediklerini dile getiren Hasbay, “Tekstil Amerika, İngiltere, oradan Avrupa’nın güneyine kaymış, sonra Türkiye ve Orta doğu’ya gelmiş. Şu anda Çin ve Hindistan güçlü. Ancak önümüzdeki dönemde özellikle Avrupalı fonlar Afrika’yı geliştirme çabasında. Tekstilin bu bölgeye kaymasını bekliyoruz. Biz de neler yapabileceğimize bakıyoruz” diye konuşuyor. Bugün 14 farklı tekstil makinesi üretimi yapan şirket, yeni makineler için de AR-GE projeleri yürütüyor. TÜBİTAK’la makineleri geliştirmeye yönelik çok sayıda proje yapan Hasbay Group’un altı patenti var. Yeni makineler üzerinde de çalıştıklarını söyleyen Tamer Hasbay, “2013 ve 2014’te hem metrekaremizi büyütme, hem de yeni makine alımı gibi 2.5 milyon doları bulan bir yatırım yaptık. 2015 hedefimiz AR-GE merkezi kurmak. Bunun için son hazırlıkları yapıyoruz” diyor. Hasbay Group, tekstilin kuru apre denilen boyandıktan sonra ürünü kurutan, fikse eden, tuşe veren, tüylendiren, kesen, zımpara efekti veren bütün makinelerini üretiyor.
   
 ÜRETİM MONTAJLA BAŞLADI 

1989 yılına kadar bu şekilde çalışmaya devam eden Hasbay kardeşler, sektörün gelişmesi ve şirketlerin yeni ürünler talep etmeye başlamasıyla İtalyan tekstil makineleri üreticisi Lafer Spa’nın Türkiye temsilciliğini aldı. 1991’de satış sonrası servisi kuran girişimciler, yaklaşık dört yıl ithalatı devam ettirdikten sonra dönüm noktası olacak bir karara imza attı. “Türkiye’de montaj yapabilir miyiz?” diye düşünürken Lafer Spa’nın da ortak olmasıyla 1996 yılında montaj sanayi olarak üretime başladı. Ara mamülleri yurtdışından ithal edip montaja dönük üretim süreci bir süre denenir, ancak katma değeri artırmak için Tamer Hasbay ve ekibi, Türkiye’de üretim yapmanın yollarını aramaya başlar. Şirket, ilk etapta 2 milyon dolarlık bir yatırımla makine parçası üretmek için tesis yatırımına soyunulur. Zaman içerisinde önemli mesafeler alan yatırım, 2002 yılına gelindiğinde komple makine üretebilecek noktaya ulaşır ve ardından ihracatın da önü açılır. Tamer Hasbay o döneme ilişkin değerlendirmesinde, “Baktık ki kendi üretimimizin yanı sıra kendi markamızı oluşturmak da çok önem taşıyor. Dünya arenasına kendi markamız ile çıkmanın yollarını aradık” diyor.
 
   
 
 
 
2004'TE İHRACATA BAŞLADI 

2002 yılına kadar teknik ofis, üretim ve tasarımın tamamen İtalyan ortak tarafından yürütüldüğünü söyleyen Hasbay, “2004 yılında bu böyle olmuyor dedik İtalyan ortağımıza. Şirket büyüdü ve biz daha fazla üretim yapabiliriz. Onlar da siz ayrı bir marka oluşturun ve belli pazarlara satın dediler. Onların bulunmadığı Türki Cumhuriyetler’e satmaya karar verdik. Tasarım ve teknik ofisimizi kurduk” diye konuşuyor. 2004 yılında yeni yatırım yaparak üretimini geliştiren Has Group, savunma ve demir çelik sanayiine üretimler yapmaya başladı. Bu arada tekstil makineleri üretim grubunda da yabancı markalara üretim yapmaya devam etti. 2007 yılında kumaşı fikseleyen , kurutan makine grubu Ram’ları üretmeye başlaması şirketin büyümesinde önemli bir adım oldu. Ram’ın 60 metrelik çok büyük bir makine olduğuna dikkat çeken Hasbay, piyasada bu ürünle tanındıklarını söylüyor. Bu süreçte İtalyan ortakları şirketin bu büyüme hızından rahatsız olarak bunu dile getirmeye başlayınca yeni bir süreç başladı Has Group için. İtalyan ortakların Türk makinesinin yurtdışında başarılı olmayacağını düşündüğünü söyleyen Hasbay, sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetler’de başarılı olduk. Bu sefer bizim pazarımıza engel oluyorsunuz diyerek sorun çıkarttılar. Bir süre böyle gitti. 2011 yılında İtalyan ortağımızın hissesini alıp tüm şirketleri Has Group çatısı altında birleştirdik. Böylece tamamı yüzde 100 Türk bir şirket olduk.” İtalyan ortağından ayrıldıktan sonra yurtdışına ağırlık veren şirket bugün Özbekistan, İran, Bangladeş, Endonezya, Hindistan, Pakistan, Rusya, İtalya, Portekiz gibi ülkelere ihracat yapıyor. Cironun yüzde 50’si ihracattan geliyor.
   
 BİZİ ALIN DİYORLAR 

Son dönemde yabancı fonlar Türkiye’de büyüme potansiyeli taşıyan tekstil ve hazır giyim markalarıyla ortaklık yapmak için fırsat kolluyor. Tekstil makine üretiminde ise tersi bir durum söz konusu. “Son zamanlarda bizi satın alır mısınız” diyen çok sayıda Avrupalı firma olduğunu söyleyen Hasbay, “Hem fonlar hem de üretici şirketler bu geleceğini Avrupa’da görmüyorlar ve çıkmak istiyorlar. Zaten ya Hintliler ye Çinliler Avrupa’da çok sayıda firmayı satın alıyor. Biz de fırsatlara bakıyoruz” diye konuşuyor.